1999 yılının kışı…
Hükümetle anlaşamayan madencilerin sendikası, Ankara’ya yürüme kararı alıyor…
Binlerce madenci, başlarında dönemin efsane sendika başkanı merhum Şemsi Denizer, Zonguldak’tan çıkıyorlar yola…
O yıllarda da haber ajansları vardı ama büyük haberleri yerinde takip etmek için yerel gazeteler de muhabir gönderirdi olay yerine…
Bursa Hakimiyet de muhabir göndermeye karar verdi…
Piyango bana çıktı!
Haberi gazeteye en hızlı ulaştırma formülünü verdi yönetim…
Şehirlerarası otobüsle direk Bolu’ya gideceğim… Ben gidene kadar madenciler anca gelirmiş oraya… Sonra yürüyüşten çektiğim ilk fotoğrafların filmlerini, aldığım notları yine Bursa’ya gidecek yolcu otobüsüne vereceğim, santral garajdan bizimkiler gelip alacak…
Ölme eşeğim ölme!
Bugünkü iletişim teknolojisinin, internetin gözünü seveyim!
Bolu Mengen’de yakaladım soğuk havaya, yağmura aldırış etmeden yürüyen madencileri…
Yakaladım ama Ankara’ya giderken değil dönerken!
Çünkü, ben yoldayken dönemin ANAVATAN Hükümeti sendikanın şartlarını kabul edip, anlaşmış… Sendika da eylemi bitirip geri dönüş kararı almış.
Haklarını almanın gururuyla madenciler gayet neşeli, mutlu, şarkılar türküler söyleyerek güle oynaya dönüyorlardı.
Güzel bir dönüş fotoğrafı çekmiştim, gazetede de tam sayfa çıkmıştı…
Ne var ki, madenciler evlerine dönerken ben az kalsın o gün Mengen dağlarında mahsur kalıyordum!
Gözü kara maden işçileri olmasaydı yanmıştım!
Yürüyüşe yetişmek için Bolu’dan tuttuğum taksi şoförü paragöz çıkmış, önceden ödeyeceğim ücret konusunda anlaşmamıza rağmen, anlaşmayı bozup iki katı ücret istemişti.
Aramızda çıkan tartışmayı gören bir grup madenci yetişti imdadıma…
Durumu onlara anlatır anlatmaz, maden ocağına dalar gibi daldılar şoförün üstüne…
“Bu çocuk ta Bursa’dan bizim derdimizi yazmak, duyurmak için buralara gelmiş, sen utanmıyor musun kazıklamaya? Çok ihtiyacın varsa gel yarın sendikaya ödeyelim farkını” diyerek biraz hırpaladılar.
Taksici önceden anlaştığımız ücrete razı oldu, olmasa taksiyi de hırpalayabilirlerdi!
Bana o gün yardım eden madencilerin adreslerini almış, yürüyüşle ilgili haberlerimin çıktığı gazeteyi göndererek, kendilerine teşekkür etmiştim…
Hediye ettikleri emek kokan madenci baretini de hala saklarım.
Ne zaman madencilerle ilgili bir haber duysam, aklıma o kaderleri gibi gözü kara madenci dostlar gelir…
Hafta sonu bu kez acı haber Bartın’dan geldi ne yazık ki…
Amasra ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 41 madenci şehidimizi toprağa verdik…
Hayatını kaybeden madencilerimize ben de Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine sabırlar diliyorum.
Son olsun diyorum ama olmayacak biliyorum!